22 Haziran 2012 Cuma

Tüy torbası

Aşağıdaki karikatürü, yeni kırmızı koltuğun üzerinden inmeyen Obi ve Yoda'ya yolluyorum. Ben evde yokken n'aptığınızı biliyorum artık!

Kamp zamanı

Bu haftanın bitmesine dakikalar kala, "Oh yaşasın" diyorum içimden ekrana karşı. Gerçekten kafam gözüm ağrıdı artık, hatta gözüm bir miktar atmış bile olabilir.  Hafta sonu şehir dışına kampa gidiyoruz. Şelaleler, ormanlar... tralala...

Beni bu gezinin daha çok şehirden uzaklaşma, beyne oksijen gitmesi, temiz mis hava alma, ağaç  gölgesinde dinlenme, kafayı boşaltma kısmı ilgilendiriyor. Beyle ne zamandır kampa gidemedik, arkadaşları da özledik.

Temiz hava iyi gelir yorgun bünyeye. İstanbul tükürdü, ofis enerjimi bitirdi bu hafta yeminle. Doğa anaya sığınıp bünyeyi topraklayacağım.



Google Art!

Google artık işi abartmış, dünya müzelerini ayağınıza yani ekranınıza getiriyor. "Vay gezemedim, oy göremedim" diyenler,  Googleartproject.com'a tıklıyorsunuz. http://www.googleartproject.com 

Ardından sol üstteki Collections kısmına giriyorsunuz. Sağ taraftan lokasyon (Asya, Avrupa...) işaretledikten sonra şehir seçiyorsunuz.

İsterseniz alfabetik sıraya göre sıralanmış müzelerden istediğinizi seçebilir ya da sanatçı adından da arayabilirsiniz. Ve işte dünyanın müzesi karşınızda! Eserlere tek tek tıklayabiliyorsunuz, büyütebiliyorsunuz...

Berlin'de gezdiğim müzelerden Alte Nationalgalerie'yi seçtim deneme için.


Yeni bir şey değil ama ben yeni gördüm, çok beğendim çok...

Hamakta sallanmak

Burayı gördüm ve durdum ekranın başında bir süre. Fotoğrafın altında şunlar yazıyordu:

Quit your job
Buy a ticket
Get a tan
Fall in love
Never return



Oh, bir de ardından masaj... Mis!

21 Haziran 2012 Perşembe

Teperim bilirsin

Düşünüyorum da, mesai bitimine 1 saat kala (17'de) verilen ve o gün bitirilmesi istenen bir iş mi daha sinir bozucu, yoksa saat 18'de (tam mesai bitiminde) yapılacağı söylenen toplantı mı? Yoksa bunların aynı gün içinde peşpeşe olması mı?

Toplantıyı muştulayan mailin sonundaki "Zaman ayırıp kalmanızı rica ediyorum" cümlesi için ise ayrıca sevgilerimi yolluyorum... Canlarım benim! Doymadınız toplantılara, toplanmalara!


Böyle kafayı gömü gömüvereceğim size, az kaldı...

Uyku

Şuraya kıvrılıp uyusam ya ben... Ofisteki sıkıntıya iyi gelir belki uyumak.

(Ofiste) en uzun gün

21 Haziran. En uzun gün... Ama ofiste.

Ofisteki uğultudan, her şeyin "çok acil" olmasından, işlerin sürekli bir öncekinin önüne geçmesinden, bir türlü sonuçlanmayan/onaylanamayan/uzayan/sakız olup ele yapışan işlerden, her şeyden bihaber gerzek insanlardan sıkıldım.

Yoruldum.
Bıktım.
Tatile çıkmak istiyorum.

Yok "İşimi çok seviyorum, aman da ne kadar şanslıyım, hahahaha, tralalala, reiki, trişki" martavalları vs işe yaramıyor.