27 Mayıs 2012 Pazar

Hayalperestler

Sonunda Patti Smith'in "Hayalperestler"ini aldım. Sert kapak ve şömizli. İnce kırmızı kurdele gibi bir de ayracı var. Hoşuma gitti. Domingo Yayınları'ndan çıkmış.

Bu, "Çoluk Çocuk"tan sonra ikinci Patti Smith yolculuğu. Bu kez çocukluk anılarını ve o günlerin çağrışımlarını anlatıyor. Küçük Patti'nin hayalleri ve uçuşan düşünceleri... Arka kapakta şöyle demiş Smith:

"Bu minik kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı. Onu yazmak ölü toprağını üzerimden çekip aldı; umarım bir ölçüde okurun da içini nedensiz bir neşeyle doldurmayı başarır."

Dolunay


Tasarım: Ben Chen


Kaynak

Pazar pazar

Hava güneşli. Güzel pazar, canım pazar. Deli gibi kahvaltı ettik. Yıllar sonra Nutella girdi eve, hep reglatör yüzünden. Höf.

Biz gazetelere bakıyoruz, oğlanlar camdan kumru kovalıyor; Vedat Milor da Dağıstan mantısı hıngal yiyor Kısıklı'da. Oh...

Günlerden 27 Mayıs, darbe belgeselleri...

Pazar şarkısı da Queen'den.


25 Mayıs 2012 Cuma

Yağmur

Uçaktan çekilmiş yağmur görüntüsü. Çok acayip.


Foto: Tolga Güleç

Luka

Cuma günü geldiği için mutluyum. Bu aralar rutinleşen bir cuma klasiği olarak, tam mesai bitimine yakın gök delindi. Deli bir yağmur... Umursamamaya çalışsam da yorucu bir haftaydı. İşte can sıkıcı detaylar vs... Canımı sıkmamaya karar verdim. Yani öyle yanağıma tokat atana öbür yanağımı filan dönemem ama, daha umursamaz olabilirim.  Bazı insanların ummadığım saçma davranışları ve iş konusunda özellikle. 6'da şalteri kapatıp işi düşünmeme kısmını gün içine de yayabilirim. Çabalarsam bunu yapabilirim. Sonuçta hiçbir şey  insanın beyin hücrelerini öldürmeye değmez. 

Annemin amcası hastaneye kaldırılmış, öğrenir öğrenmez onu ziyarete gittim dün. Kuş gibi yatıyordu hastane yatağında, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Durumu pek iyi değildi. Çok üzüldüm haline. Dilerim iyileşir. 

Halayla karşılaştık hastanede, annemin 90 yaşında olan halasıyla. Hafıza problemi yaşıyordu, ilk kez beni tanıyamadı dün. Kendi de üzüldü beni hatırlayamadığına. Beyi görünce "Aa evlendin mi sen?" filan dedi... Halbuki çok sever beni, her aradığımda sevinir; uzun uzun konuşuruz. Yaşlılık fena... 

Hastane çıkışında bebeği minik doğan arkadaşımı aradım, daha iyiymiş bebek; sevindim. Sağlık ve insanın kendi huzuru her şeyden önemli. Bunu anlamak için gündelik delilikten evimin huzuruna sığınmam gerekiyormuş.

Sırtımda bir sıcaklık oldu, Yoda yine koltuk minderine kıvrılmış. Televizyonda ise hamile bir ayının karnındaki yavruya bakıyorlar ultrasonla. Kendisi bittabi baygın. 

Kapanış da İstanbul'a gelen, lakin kaçırdığımız Suzanne Vega ile olsun. Luka. Severdim.


Don Draper's Home

Mad Men'de Don Draper'ın genç eşiyle yerleştiği, hatta eşinin ona 40. yaş partisi verdiği ev. Manhattan'da.

Şurada gördüm, içindeki kiracının çıkmasını bekliyorum.