22 Ağustos 2013 Perşembe

Kids

Sosyal medyada görmüş olabilirsiniz, buradan da paylaşmak istedim. Gerçekten çok korkunç!


 
Birinci fotoğraf Katolik Kilisesi'ndeki pedofili vakalarını; 
İkinci fotoğraf Tayland'daki seks işçisi olarak çalıştırılan çocukları; 
Üçüncü fotoğraf Suriye'deki çocuk savaşçıları; 
Dördüncü fotoğraf organ mafyasının her yıl yüzlercesini katlettiği çocukları; 
Beşinci fotoğraf Amerikan silah yasası nedeniyle silahlanıp okullarda katliam yapan çocukları;
Altıncı fotoğraf da fast food sektörünün, obezitenin pençesine bıraktığı çocukları temsil ediyor. 

Çocukların tertemiz dünyalarını kirletmeye devam ediyoruz!

Uyku


Bir bisiklet tepesinde, salıncakta, hamakta... hatta küçükken yaptığım gibi yerde, halının üstünde deliksiz bir uyku çeksem...  Çocukluğumda oyundan geri kalacağım diye uyumak istemezken, şimdi gün içinde sakin bir köşe bulup kafacağızımı koyup uyumak istiyorum.

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Son ağaç, son nehir, son balık...

"Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık avlandığında
İşte o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız!"


(Kızılderili atasözü)

20 Ağustos 2013 Salı

Sen de gitme Robinson!

Robinson Crusoe 389, en sevdiğim kitabevlerinden biri. Hatta en sevdiğimdir. Kapısından içeri girince başka bir dünyaya girmiş gibi olurum. Bir sürü, envai çeşit yerli-yabancı kitap, dergi, defter, kartpostal bulursunuz; çalışanları gayet bilgili, ilgili ama dolanırken sizi rahatsız etmeyen nazik insanlardır. Bulamadığınız bir kitap olduğunda söylersiniz, arayıp haber verirler ve getirirler de. Beyoğlu'nun simgelerindendir burası. Her gittiğimde mutlaka uğrarım. Bir kitap arıyor ve bulamıyorsam, bilirim ki burada bulma şansım vardır. Kitap almak aklımda olmasa bile, girer mutlaka bi dolanırım. 

Kitapçı kılığındaki birçok zırva yerin (bunlardan biri de, indirime soktuğu kitapların indirimini kasada kabul etmeyen ve zinhar itirazınızı dinlemeyen, müşteri memnuniyetinden bihaber -bence kitapçı filan olmayan- D & R'dır) yanında, kitaba kıymet veren Robinson hemen ayrışır.

Gazetede okuduğum haber, bu yüzden korkuyla yerimden sıçrattı sabah sabah. Robinson Crusoe 389, maddi zorluklar nedeniyle kapanma tehlikesi yaşıyormuş. Sahipleri yaptıkları açıklamada şöyle demişler -ki sonuna kadar katılıyorum: "Robinson Crusoe 389, 19 yıl boyunca emeğe dayalı bir vakıf gibi çalıştı. Belki de ‘Kültür varlığı nedir?' sorusunun –tıpkı Markiz gibi ya da Emek Sineması gibi– yitirildiğinde farkına varılacak karşılıklarından biri oldu. Artık sadece ortakların sahipliğiyle açıklanamaz bir kuruma dönüştü."

Sevdiğimiz şeylerin kıymetini ne yazık ki pek bilmiyoruz. Belki sevdiğimizi bile fark etmiyoruz. Ama hayatımızdan yok olup gittiklerinde eksikliklerini fark ediyoruz. İnsanlar için olduğu gibi mekanlar için de bu böyle. Sevdiğimiz kitapçı, sinema, pastane, meyhane... bizim için anılarla dolu bu yerler, hayatımızdaki canlı varlıklar kadar önemli. O yüzden varlıklarını sürdürmeleri, nefes alıp vermeleri ve hayatımızda kalmaları için mücadele gerek. 


Ne yazık ki İnci Pastanesi, Markiz Pastanesi, Emek Sineması artık hayatımızda değil. Beyoğlu'nda birçok sinema kapandı. Her taraf çirkin mağazalarla doldu. Daha çok festival zamanı gittiğim Emek'te film izleyemeyeceğim artık, İnci'de Uludağ pastası yiyemeyeceğim. Ya da Markiz'de keman çalan ablalar eşliğinde pasta yeme zevkini tadamayacağız bundan böyle...

İstiklal Caddesi'nin çorapçı-doncu dolmasından rahatsızım. Hoşlanmıyorum bu pespaye, hoyrat ve zevksiz dönüşümden. O yüzden belki Robinson'u kurtarabiliriz. Bir umut devam etmesini sağlayabiliriz. Direnmesi için bir omuz da biz verebiliriz. Kitap alacaksanız, yolunuzu buraya düşürün. İnanın, pişman olmayacaksınız. RobKart çıkartmışlar, miktarını siz belirliyorsunuz (min 50 TL  olmak üzere) ve bu kartlardan alıp alışverişinizi bunlarla yapabiliyorsunuz. Önce ödüyor sonra alıyorsunuz ve bir kitabevini kurtarmaya destek oluyorsunuz.

AVM'lerdeki kitapçılar daha kolayınıza geliyor belki ama kitaba kıymet veren biriyseniz, o kitaplara ulaşmamızı sağlayan mekanlara da kıymet vermenin zamanıdır. Değmez mi?


 Kendi sitelerinde yazdıkları gibi:

"Beyoğlu'nda son yıllarda yaratılan ve acımasızca sürdürülen inşaat ortamının olumsuzluklarına karşın kiralar ve diğer giderler artmaya devam etti. Gelinen noktada baş gösteren nakit sıkıntısını atlatabilmek amacıyla 'önce öde sonra al' adıyla bir kitap kampanyası başlatıldı. 

 Bunun için 500 ve 1000 liralık ya da bunların dışında tutarını –50 liradan az olmamak koşuluyla– kart sahibinin kendi belirleyebileceği RobKart'lar hazırlandı. RobKart kullanarak, sadece kitap değil bir kültür varlığının geleceğinin de korumanız altına gireceğini hatırlatmak isteriz." 






Robinson Crusoe 389        
Benim kartım geldi bile :)
İstiklal Cad. Tomtom Mah.   
No: 195, 34433 Istanbul
(0212) 293 69 68

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Bucket list

Afrikalı minik Nkaitole, kirli su nedeniyle büyüme sıkıntısı çekiyormuş. Küçük çocuğun, içtiği pis sular yüzünden 5 yaşına kadar büyümesi sadece 5’te 1 oranında mümkünmüş. Çok basit gibi görünen bir şey, temiz suyun olmayışı hayatını mahvetmiş durumda.

WATERisLIFE adlı kuruluş da küçük çocuğa hayallerini gerçekleştirme şansı tanımış. İnsanın 4 yaşındayken yapılacaklar listesi (gavurcası Bucket list) olması ve bu listedekileri  gerçekleştirmek için fazla fırsatı olmaması zaten yeterince üzücü... Ama bir yandan bunları kısacık zamanda gerçekleştirebilmesi bir o kadar güzel. Sağlığına kavuşması mümkün olsa keşke.

Bu kuruluş ona fırsat tanımadan önce Nkaitole, köyünden dışarı hiç çıkmamış. Hayalleri ise sürat teknesine binmek, gokart arabasıyla yarışmak, stadyumda atletlerle koşmak, uçakla yolculuk etmek, stadyumda futbol oynamak, küvette bol köpüklü banyo yapmak, balonla uçmak, buz pateni yapmak, okyanusu görmek gibi şeyler... Bazıları benim listemde de var :) Çoğunu gerçekleştirmiş. Bonus olarak ilk öpücüğünü de almış!

Massai savaşçısı olmak isteyen bu sevimli ufaklığın yapılacaklar listesindeki diğer şeyleri gerçekleştirmesine katkıda bulunmak isteyenler için bu videoyla çağrı yapılıyor (işin ajansı, DDB New York). İzleyince insanın içi bir tuhaf oluyor. Parmak kadar çocuk ve yüzünde nasıl bir mutluluk...


Aşağıda da miniğin listesindeki bazı maddeleri yaparken aldığı keyfi görebilirsiniz.

Via




16 Ağustos 2013 Cuma

Wonderland


Pek sevdim bu fotoğrafı.  Kedi, kırmızı elbise, tren, bavul; hepsi var. Gidilecek yerler de Mordor, Wonderland, Neverland, Oz... Ofiste (sesi kendinden büyük bir hatunu duymamak için mecburen takılan) koca kulaklıklarla müzik dinleyip hiçbir şekilde işe konsantre olamazken, üstelik günlerden de cumayken böyle fotoğraflar daha bir şahane geliyor insana.

Yeni yolculukları beklemek, yollara düşmek... güzel şey. Evet.