7 Mayıs 2014 Çarşamba

Kedili

Fotoğraf: Seyhan Doğrusöz
Böyle bir balkonda hayal ediyorum kendimi. Kırık-dökük olsun, mühim değil. Ama denize baksın misal. Böyle hışır hışır dalga sesleri gelsin. Balkonda rengarenk çiçekler de olsun. Vita tenekesinde olmuş, janjanlı Ikea saksısında kök salmış; fark etmez. Balkona bir sandalye, bir de sehpa sığsa yeter... Yok, ikinci bir sandalye de muhabbet edilecek can için. Çayım-kurabiyem dursun sehpada, bir de kitaplarım. Ayağımı uzatıp kitap okuyayım, arada üzümlü-cevizli kurabiye kıtlayayım, yanımdakiyle sohbet edeyim. Kedi de arada manzaradan gıdısını kaldırıp bana baksın ama, kafasını filan sevdirsin... Huysuzluk etmesin.


Ya da böyle bir çalışma odam olsun. Benden çok kediler yayılsın. Ya da hep beraber yayılalım. Biri göbeeme, öbürü ayakucuma, diğeri de sol koluma. Yazar, şair ve ilüstratör Edward John Gorey öyle yapmış. Görünürde üç kediyle nefis şekerleme. Hor hor, gır gır. Gazeteler, kitaplar, çizim taslakları her yerde. Huzurlu bir çalışma yeri değil de ne?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder